Loading

24 Mayıs 2011 Salı

SanatizmİR

Söylentilerin aksine izmirin havası ve kızı meçhul, sanatı meşhurdur. Her köşesinde bir denge vardır. Kurtuluşundan bu yana bu kadar konuşulmamıştı belki...tarihinde ne oyuncular ne bestekarlar ne ressamlar ne zanaatkarlar gösterdi İzmir bizlere. Şimdi ise izmir Türkiye'de sanatın kalbi olma yolunda emin adımlarla ilerliyor. Sanayi ve kentleşme konusunda her ne kadar yavaş ilerlese de İzmirli olan sabırlıdır. Tembel değil; hayır! sabır başka tembellik başka... İzmirli bekleyecektir umutla.

“ Bir bulutun altında durdum
İzmir’de
Olmayacak hayaller kurdum
İzmir’de
İlk defa, ilk defa günaha girdim
İzmir’de ”

Dizeleriyle ölümsüz Suat Taşer'e; o usta kaleme tanıklık etmiştir İzmir. Nasıl durup da düşünülmez ki bu şehir üzerinde...Hepimizin bildiklerinden devam edelim.
" İzmir'in dağlarında çiçekler açar..."

Açan çiçeklerin bazıları küstü kente soldu; bazıları daha da umutlanıp dört gözle baktılar güneşe...denizi kız, kızı deniz kokan kenttir Cahit Külebi'ye göre. Hele Attila İlhan'dan bahsetmeye kalkarsak yetmez bu blog bize...

Şairlerden bahsetmişken Şükran Kurdakul'u hatırlatmak, bilmeyenlere anlatmak isterim buradan. 1927 yılında Istanbul'da doğmuş, öğrenim hayatına Karşıyaka Lisesi'nde devam etmiştir. Düşünmüş ve yazmıştır...ve de tutuklanmıştır. Sürülmemiştir belki ama Namık Kemal kadar kalbi kırıktır şairimizdir. "İzmir'in içinde Amerikan neferi (1965)" unutulmayan şiirlerindendir.

İzmir'in gönüllerde uyandırdığı bu heyecan asla bitmez.Kalbim Ege'de kaldı derken minik serçe...Ege bölgesi ile beraber İzmir'in havasını koklatmıştı bizlere hatırlarsanız. Ferruh Başağa, Şeref Bigalı ve Cavit Atmaca gibi büyük ustaları tanır mısınız? Artık tanıyorsunuz. En azından şu an gözünüzün önündeki facebooklu DVD player'larınızı bir kez olsun bu isimleri araştırmakta kullanın. Pişman olmazsınız...

Tiyatro'da İzmir'den hiç vazgeçmedi. Hemen açtı okulunu Müjdat Gezen. Var mı daha bir ayağım burda olsun diyen tiyatro sanatçıları? Sahne Tozu ile Haldun Dormen...zaten aklı hep İzmirde idi. Ya Ali Poyrazoğlu? çok sever İzmiri...ancak o ve Ferhan Şensoy çok üzülürler fuarın bomboş olmasına. Kenterler, Ferhan, Haldun ve Ali aynı zamanda gelirlerdi fuara eskiden. Deve Kuşu Kabere'yi unutmak mümkün değil zaten.

İzmir uluslararası kukla günleri...dicek lafım yok...Türkiye'deki tek kukla festivali diyebilirim...eşi benzeri yok. Ancak belediye tarafından desteklenmiyor. Yani Türkiye'nin kültür sanat kenti dışarıdan sürekli olarak boğuluyor. İzmirlileri bu noktada biraz eleştirelim. Neden talep etmiyoruz veya desteklemiyoruz böyle organizasyonları??? Var mı başka İzmir dünyada? Mücadelemiz bizim kendimizle olacak ilerleyen günlerde. Eğer kenetlenip sanatı ayakta tutar isek gerisi çok kolay. Siyaset bile sanatın karşısında duramaz. Her ne kadar sanat Türkiye'de eziliyormuş gibi görünse de. Fazıl Say İstanbul'da işsiz. Dünya sanatçımız değil mi? çakma starlarlara mahkum olduk. Açıkça belli ki kent her sanatçıyı kucaklamaya hazır. Yeterki biz İzmirliler olarak sanata tam destek verelim. Tepkimiz de artık gösterelim.

1 yorum:

  1. Vaay üstad güzel olmuş ellerine sağlık. Sanatsız bir İzmir düşünemiyoruz değil mi ama malasef sokaklarda adları var kendileri çok az. O zaman en yakın zamanda sanatsal bir aktivede görüşmek üzere..

    Özel Teşekkür beni yalnız bırakmadıgın için ve fikir ve yazıların ile renk kattığın için Teşekkürler..

    YanıtlaSil